Öyle anlar olur ki insan ne yapacağını bilemez hatta yeri gelir mahvolur.Hayal kırıklıkları hüzünler kalp kırıklıkları aile sorunları dostluklar aşk oyunları gibi daha bir çok şey..
İşte bende son 2 haftadır bunu yaşıyorum hayal kırıklığı kalp kırıklığı hüzünler aile sorunları dostluk ve dahası.Mutlu değilim yorgunum huzursuzum...
Her şey yoluna giriyor sanırken aaaa bir bakıyorum ki aslında her şey tam aksine tepetaklak olmuş .Boş yere çabaladığımı anlamış oluyorum ve tabi ki az önce saydıklarım sırasıyla geliyor. İnsan kendi hayatını kendi yaratabilir kendi kararlarını kendi verebilir. Sonuç olarak 18 yaşını dolduran herkese verilmiş bir haktır bu !
Lakin bazen evde ki hesap çarşıya uymuyor. Sen çok istiyorsun belkide en büyük hayalini yaşamak istiyorsun ama biri çıkıp karşına dikiliyor bunu yapmana engel oluyor.
Mutluluk kelebek ömrü kadar bence.Bir bakıyorsun çok ama çok mutlusun hep böyle sürecek sanıyorsun ama aradan bir kaç saat geçiyor hooooppp ne olmuş senin surat yerlerde.Görüldüğü gibi kelebek bile daha uzun yaşıyor.
Neredeyse 14 15 gündür kötüyüm etrafıma rol yapmaktan bıktım çünkü.Anlasınlar istiyorum ama anlayamıyorlar çünkü onlar gülen yüzüme alışıklar anlam veremiyorlar. Sonuç olarak kardeşim dediğim insanlar sırt çevirdi resmen bana hiç sormadılar bile merak bile etmediler.Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki artık arkadaşlar birbirlerinin kusurunu bulmaya çalışıyorlar.Eskiden öyle miydi ? Huzur bulunurdu mutlu olunurdu vs.
Hayatın en kötü tarafı da kimsenin seni anlayamamasıdır.Sadece anlıyorlarmış gibi gözükürler ve bizlerde buna inanırız kendimizi öyle inandırmak isteriz aslında yoksa inandığımızdan değildir.Bu ailen dahi olsa böyledir.Öyle bir zaman gelir ki ailen bile seni başkalarıyla kıyaslar belkide öyle olmanı ister ama sen elinden gelen her şeyi yapmışsındır yine de yetememişsindir. Senin kırıldığını fark etmezler bile anlamazlar anlıyormuş gibi yapmaya devam ederler.Çünkü içindeki o anlamsız acıyı anlatamazsın canının aslında ne kadar çok yandığını nasıl anlatabilirsin ki anlatamazsın işte !! Hatta gidecek bir yerinin olmaması daha da kötüdür.
Ben huzuru mutluluğu ege de kaybettim İZMİR'de. Nasıl getirebilirim ben hayatımı mutluluğumu bilemiyorum.Çabalıyorum işte ama başaramıyorum. Bu yaşadıklarım ceza mı bana bilemiyorum.Kimse derdimi anlayamadığı için bloguma yazmayı tercih ettim.Belki bir gören olur da iki satırda olsa bir şeyler yazar diye.
Baştada dediğim gibi hayal kırıklığıyla başladı herşey teker teker devam etti.İnsanlara hep imrenerek bakardım çünkü benim hayallerimi yaşarlardı mutluydular gülüyorlardı.Asla beddua etmedim bugüne kadar bana çok yabancı birini gülerken gördüğümde bile hep güldürür Allah yüzünü diye dua ederdim hatta güzel bir çift gördüğümde umarım sevginiz sonsuz olur derdim.İşte ben bunları içten söylerken reva mı bu bana.Ben çok bir şeyler istemedim ki...
Umarım herkes hayallerine bir gün de olsa mutlaka kavuşur.
Her acı bir gün mutlu sona erer umuduyla hayata tutunmaya çalışan kendi dünyasında yaşayan biri.
2 Kasım 2013 Cumartesi
4 Haziran 2013 Salı
HAYALİ SEVGİLİM NEREDESİN ?
Aslında anlatılması çok zor çünkü ben içimde yaşıyorum bu hayali.
Anlatmaya başlamadan önce eğer böyle biri varsa çıksın karşıma :)
Hayallerim nedense pek olmadı,olmuyor o yüzden artık inanarak değilde eğlenerek hayal kuruyorum o içimde kurduğum hayallerle yaşıyorum.Diyeceğim o ki umudum yok artık..
Şimdi her kızın dediği gibi dürüst olsun ama cidden dürüst olmalı asla yalan söylememeli her ne kadar hayal olsa da bu gerçek bir ilişkide şart !
Ben yalan söyleyen bir insan değilim ha hiç mi olmadı derseniz illaki ufak tefek beyaz dediğimiz yalanlarım olmuştur.Sırf karşımdaki üzülmesin diye asla kötü amaçla değil yani.Zaten ben dobra bir insanım her neyse. Şimdi ilkini söylediğime göre sırayla devam ediyorum ne sırası ya başlıyorum işte :)
Sadık olmalı beni korumalı çok sevmeli benden başkasına bakmamalı(oyarım gözlerini) çokta sıkmamalı azcık kıskanmalı beni ama böyle yasak filan getirmemeli süprizleri seven biri olmalı her gün güzel sözler söylemeli gözlerimin içine bakarak beni ne çok sevdiğini söylemeli.Uzun boylu yakışıklı kuvvetli hafif kaslı esmer renkli gözlü olmalı aslında Onur Tuna gibi olabilir
. *İlla renkli gözlü olması şart değil ama olsa fena olmaz hani.Mesela Mehmet Günsür gibi de olabilir.
Evet evet onun gibi olsun ya gülümsemesi de önemli benim için.Yani gülümsediği an bir kez daha aşık olmalıyım.Eğlenmeyi seven biri olsun çıkıp dışarı gezebileceğim onunla her yerde mutlu olabileceğim bir adam olsun.Saygılı olsun,olgun olsun hatta bazen beni bebek gibi sevsin.Arada bana böyle güzel bir süpriz yapıp kahvaltı hazırlasın.Her gün öpsün beni tabi biraz da parası olsun iş yerinde saygı değer biri olsun. :) Arkadaşlarına hep benden bahsetsin ne kadar çok sevdiğini söylesin.Çok güzel evimiz olsun yazlığımız olsun ama biz yinede hep tatiller de başka başka yerlere de gidelim.Çok iyi bir baba ve eş olmalı.Hiç bırakmasın beni hatta bana her gün yeniden aşık olsun.Çok güzel bir düğünümüz olsun örnek çift diye bahsedilsin.Beraber yaşlanalım elimi hiç bırakmasın beni hep ama hep sevsin,korusun. İlgilensin benimle ve şuan aklıma gelmeyen tüm güzel şeyler olsun istiyorum.Hayalimdeki erkek gerçek olsun istiyorum..
İşte hayal dediğin böyle olur.Görüldüğü üzre sadece toz pembe bir hayal.Tabi ki hiç böyle bir sevgilim veya eşim olmayacak biliyorum.Ama işte belki gelir diye bekliyorum..
Hayalimdeki adam neredesin sen ya ??
Anlatmaya başlamadan önce eğer böyle biri varsa çıksın karşıma :)
Hayallerim nedense pek olmadı,olmuyor o yüzden artık inanarak değilde eğlenerek hayal kuruyorum o içimde kurduğum hayallerle yaşıyorum.Diyeceğim o ki umudum yok artık..
Şimdi her kızın dediği gibi dürüst olsun ama cidden dürüst olmalı asla yalan söylememeli her ne kadar hayal olsa da bu gerçek bir ilişkide şart !
Ben yalan söyleyen bir insan değilim ha hiç mi olmadı derseniz illaki ufak tefek beyaz dediğimiz yalanlarım olmuştur.Sırf karşımdaki üzülmesin diye asla kötü amaçla değil yani.Zaten ben dobra bir insanım her neyse. Şimdi ilkini söylediğime göre sırayla devam ediyorum ne sırası ya başlıyorum işte :)
Sadık olmalı beni korumalı çok sevmeli benden başkasına bakmamalı(oyarım gözlerini) çokta sıkmamalı azcık kıskanmalı beni ama böyle yasak filan getirmemeli süprizleri seven biri olmalı her gün güzel sözler söylemeli gözlerimin içine bakarak beni ne çok sevdiğini söylemeli.Uzun boylu yakışıklı kuvvetli hafif kaslı esmer renkli gözlü olmalı aslında Onur Tuna gibi olabilir
Evet evet onun gibi olsun ya gülümsemesi de önemli benim için.Yani gülümsediği an bir kez daha aşık olmalıyım.Eğlenmeyi seven biri olsun çıkıp dışarı gezebileceğim onunla her yerde mutlu olabileceğim bir adam olsun.Saygılı olsun,olgun olsun hatta bazen beni bebek gibi sevsin.Arada bana böyle güzel bir süpriz yapıp kahvaltı hazırlasın.Her gün öpsün beni tabi biraz da parası olsun iş yerinde saygı değer biri olsun. :) Arkadaşlarına hep benden bahsetsin ne kadar çok sevdiğini söylesin.Çok güzel evimiz olsun yazlığımız olsun ama biz yinede hep tatiller de başka başka yerlere de gidelim.Çok iyi bir baba ve eş olmalı.Hiç bırakmasın beni hatta bana her gün yeniden aşık olsun.Çok güzel bir düğünümüz olsun örnek çift diye bahsedilsin.Beraber yaşlanalım elimi hiç bırakmasın beni hep ama hep sevsin,korusun. İlgilensin benimle ve şuan aklıma gelmeyen tüm güzel şeyler olsun istiyorum.Hayalimdeki erkek gerçek olsun istiyorum..
İşte hayal dediğin böyle olur.Görüldüğü üzre sadece toz pembe bir hayal.Tabi ki hiç böyle bir sevgilim veya eşim olmayacak biliyorum.Ama işte belki gelir diye bekliyorum..
Hayalimdeki adam neredesin sen ya ??
3 Haziran 2013 Pazartesi
ÖZLÜYORUM HEMDE ÇOK..
Özlem nasıl bir duygudur ya? O nasıl bir şeydir öyle hüzün desen ondan aşağı kalır yanı yok.Bu nasıl bir kaderdir ki ben bunları yaşıyorum..Ha isyan etmiyorum kesinlikle ama üzülmüyorda değilim.Sıkılıyorum evde yapayalnızım.
Bazen derdimki ay çok yalnızım of çok sıkıldım ay çok bunaldım vıttırı zıttrı bisürü şey..Ama şimdi çok daha iyi anlıyorum yalnızlığın nasıl birşey olduğunu İzmir'deyken hayatım harikaymış arkadaşlarım çokmuş gezmek eğlenmek tavana vurmuş.Bense bunların kıymetini hiç bilememişim yalnızım da yalnızım tutturmuşum.Ayy ne salakmışım.Şimdi ise cidden dört duvar arasında kaldım.Özgürüm ama hiç bir yere çıkasım gelmiyor kimse yok arkadaş yok sevgili yok dost yok kuzen yok yok yok yok !!
İşte özlem konusuna burdan girelim istedim.Özlem öyle acı birşey ki hepsinden beter aşktan acıdan hüzünden terk edilmekten aldatılmaktan.Çünkü özlüyorsun ulaşamıyorsun ona istiyorsun gidemiyorsun yanına deliriyorsun ama yinede sadece özlemekle kalıyorsun.
Çok özlüyorum özledikcede ağlıyorum ağladıkçada ağlayasım geliyor.İzmir'deki günlerimi arkadaşlarımı karşıyaka çarşısını,bostanlı sahilini,ege parkı,Konak,pasaport..Alsancaktaki cafeleri kıbrıs caddesini,kızlar ağasında içtiğimiz kahveleri baktırdığımız falları,vapurları otobüsleri,metroyu hepsini hepsini özlüyorum işte.Kuşadasını Çeşmeyi Bucayı Foçayı karış karış her toprağını içim acıyor ulaşamayınca bunlara..Hayallerim zaten yıkıldı gitti,artık olmayacak..Ah İzmir ahh !!
Aşkta da böyle oluyor ayrılınca sevgilini özlüyorsun onun kokusuna hasret kalıyorsun hele ki uzaktaysa daha da için acıyor daha da özlemin artıyor..Artmasın dedikçe yok unutacağım dedikçe inadına artıyor arkadaş !
Hüzüne gelince,özlemin kardeşi özlem git gide hüzüne dönüyor artık ağlamaktan göz yaşın kalmamış depresif haller yaşıyorsun hayattan bağlarını koparttın kopartacaksın o hadde geliyorsun.Ama bir süre sonra hüzünde kalmıyor.Çünkü ozaman hayatına yeni biri girmiş oluyor ve sen aynı şeyleri zamanla onunlada yaşıyorsun bu hep böyle gidiyor işte.
Kısacası Özlem insanı bitiriyor..
Özlüyorum hemde çok..
Bazen derdimki ay çok yalnızım of çok sıkıldım ay çok bunaldım vıttırı zıttrı bisürü şey..Ama şimdi çok daha iyi anlıyorum yalnızlığın nasıl birşey olduğunu İzmir'deyken hayatım harikaymış arkadaşlarım çokmuş gezmek eğlenmek tavana vurmuş.Bense bunların kıymetini hiç bilememişim yalnızım da yalnızım tutturmuşum.Ayy ne salakmışım.Şimdi ise cidden dört duvar arasında kaldım.Özgürüm ama hiç bir yere çıkasım gelmiyor kimse yok arkadaş yok sevgili yok dost yok kuzen yok yok yok yok !!
İşte özlem konusuna burdan girelim istedim.Özlem öyle acı birşey ki hepsinden beter aşktan acıdan hüzünden terk edilmekten aldatılmaktan.Çünkü özlüyorsun ulaşamıyorsun ona istiyorsun gidemiyorsun yanına deliriyorsun ama yinede sadece özlemekle kalıyorsun.
Çok özlüyorum özledikcede ağlıyorum ağladıkçada ağlayasım geliyor.İzmir'deki günlerimi arkadaşlarımı karşıyaka çarşısını,bostanlı sahilini,ege parkı,Konak,pasaport..Alsancaktaki cafeleri kıbrıs caddesini,kızlar ağasında içtiğimiz kahveleri baktırdığımız falları,vapurları otobüsleri,metroyu hepsini hepsini özlüyorum işte.Kuşadasını Çeşmeyi Bucayı Foçayı karış karış her toprağını içim acıyor ulaşamayınca bunlara..Hayallerim zaten yıkıldı gitti,artık olmayacak..Ah İzmir ahh !!
Aşkta da böyle oluyor ayrılınca sevgilini özlüyorsun onun kokusuna hasret kalıyorsun hele ki uzaktaysa daha da için acıyor daha da özlemin artıyor..Artmasın dedikçe yok unutacağım dedikçe inadına artıyor arkadaş !
Hüzüne gelince,özlemin kardeşi özlem git gide hüzüne dönüyor artık ağlamaktan göz yaşın kalmamış depresif haller yaşıyorsun hayattan bağlarını koparttın kopartacaksın o hadde geliyorsun.Ama bir süre sonra hüzünde kalmıyor.Çünkü ozaman hayatına yeni biri girmiş oluyor ve sen aynı şeyleri zamanla onunlada yaşıyorsun bu hep böyle gidiyor işte.
Kısacası Özlem insanı bitiriyor..
Özlüyorum hemde çok..
31 Mayıs 2013 Cuma
KAYBETME KORKUSU
İlk Korku
Hayatta en çok korktuğum şeylerden biri de kaybetmek ! Öyle korkuyorum ki sevdiğim insanları kaybetmekten hatta sevdiğim her şeyi..Yıllar önce daha sabahın beşi filandı hayatta en sevdiğim insanlardan belkide 2.annem diyebileceğim birini kaybettim.O sabah hayat durdu gibi birşeydi. Rüya olsun istedim ama ne yazık ki rüya değildi evet gerçeğin acının ta kendisiydi.Benim güzel meleğim o sabah felç geçirmişti.Apar topar hastaneye götürdük onu.Öyle bir bakışı vardı ki son bakışı olduğunu biliyordum artık ama inanmak istemiyordum.Üstelik o gün benim 17.yaş günümdü.Zaten bir hafta sonra da vefat etti anlayacağınız onu kaybettim.Hayatı işte ilk o zaman anladım,sevdiğin şeyler birer birer yok olacaktı.Evet o melek benim anneannemdi,herşeyimdi.
İkinci Korku
Korku öyle kötü bir şey ki karnında gök gürlüyor beyninde şimşek şakıyor..Benim güzel bir pisiciğim var,ismi DUMAN.Aynı kendi gibi yani o yüzden bu adı verdim ona..Pamuk gibi göbek kısmı bembeyaz yumuşacık uzun boylu 5kilo kadar.Sevimli fakat yaramazın teki.Dün akşam bir anda kayboldu.Aradık taradık evi alt üst ettik yok.Pencerede açıktı hep çıkardı zaten ama...Neyse aşağıya baktık yok hiç bir yerde yok.Hani kediler ölecekleri zaman evi terk edip giderlermiş ya ha işte o geldi aklımıza ben başladım ağlamaya nasıl ağlıyorum nasıl dualar ediyorum.En sonunda ikinci dışarı çıkışımızda bulduk.Meğersem eşek sıpası bizim arabanın altına girmiş.Neyse eve geldi ama bir trip atıyor bize anlatamam sanki biz attık onu dışarı.Salak şey nasıl oldu hala anlayamıyoruz sanırım pencereden 3.kattan attı kendini aşağıya.Daha öncede çıkardı pencereye balkonun en uç kısmına ama hiç atlamadı düşmedi.Neyse ki o korkuyu ucuz atlattım.Kaybetmedim Allah'ım acı halimede geri bize bağışladı onu bize..
Diyeceğim o ki korku hayatımda en nefret ettiğim şeydir.Özellikle kaybetme korkusu..Hayat kısa o yüzden sevdiklerinizin kıymetini bilin.
Hayatta en çok korktuğum şeylerden biri de kaybetmek ! Öyle korkuyorum ki sevdiğim insanları kaybetmekten hatta sevdiğim her şeyi..Yıllar önce daha sabahın beşi filandı hayatta en sevdiğim insanlardan belkide 2.annem diyebileceğim birini kaybettim.O sabah hayat durdu gibi birşeydi. Rüya olsun istedim ama ne yazık ki rüya değildi evet gerçeğin acının ta kendisiydi.Benim güzel meleğim o sabah felç geçirmişti.Apar topar hastaneye götürdük onu.Öyle bir bakışı vardı ki son bakışı olduğunu biliyordum artık ama inanmak istemiyordum.Üstelik o gün benim 17.yaş günümdü.Zaten bir hafta sonra da vefat etti anlayacağınız onu kaybettim.Hayatı işte ilk o zaman anladım,sevdiğin şeyler birer birer yok olacaktı.Evet o melek benim anneannemdi,herşeyimdi.
İkinci Korku
Korku öyle kötü bir şey ki karnında gök gürlüyor beyninde şimşek şakıyor..Benim güzel bir pisiciğim var,ismi DUMAN.Aynı kendi gibi yani o yüzden bu adı verdim ona..Pamuk gibi göbek kısmı bembeyaz yumuşacık uzun boylu 5kilo kadar.Sevimli fakat yaramazın teki.Dün akşam bir anda kayboldu.Aradık taradık evi alt üst ettik yok.Pencerede açıktı hep çıkardı zaten ama...Neyse aşağıya baktık yok hiç bir yerde yok.Hani kediler ölecekleri zaman evi terk edip giderlermiş ya ha işte o geldi aklımıza ben başladım ağlamaya nasıl ağlıyorum nasıl dualar ediyorum.En sonunda ikinci dışarı çıkışımızda bulduk.Meğersem eşek sıpası bizim arabanın altına girmiş.Neyse eve geldi ama bir trip atıyor bize anlatamam sanki biz attık onu dışarı.Salak şey nasıl oldu hala anlayamıyoruz sanırım pencereden 3.kattan attı kendini aşağıya.Daha öncede çıkardı pencereye balkonun en uç kısmına ama hiç atlamadı düşmedi.Neyse ki o korkuyu ucuz atlattım.Kaybetmedim Allah'ım acı halimede geri bize bağışladı onu bize..
Diyeceğim o ki korku hayatımda en nefret ettiğim şeydir.Özellikle kaybetme korkusu..Hayat kısa o yüzden sevdiklerinizin kıymetini bilin.
29 Mayıs 2013 Çarşamba
BİTEN BİTİYOR
Biten bitiyordu işte,giden gidiyor geriye kalansa hıçkırıklara boğularak her geçen gün biraz daha ölüyordu.
Soğuktu odalar,karanlıktı aslında gündüzler.
Sen gideli çok olmuştu ama kalp yaraları hala bazen kanayabiliyordu.Sen yokken hayat duruyordu,ağlıyor ve özlüyordum en nihayetinde.Kimselere acımı söyleyemiyor kendi kendimi bitiriyordum.
Biten bitiyor giden gidiyordu işte.Yapacak hiçbirşey kalmıyordu ki kalsa artık sevgi yok oluyordu bende yavaştan.
Sen "Seviyorum" derdin ya işte ben orda biterdim.
Sen varken dünya biraz daha pemeydi,maviydi,kırmızıydı ve bütün renkler hep sendi.Ne zaman gittin işte ben o zaman siyahı sevdim.Çok ağladım çok özledim hatta çok bekledim.Bir çocuk gibi hiç sabredemedim.Yinede bekledim ama sen yine gelmedin.Zamanla siyah rengi bırakmak istedim ve bıraktımda.
Mutlu olmak,yine sevmek ve sevilmek istedim ama neden sonra çıkageldin ? Niye hayatımı zorlaştırdın,kafamı karıştırdın ? Gitmeliydin evet ya gitmeliydin çünkü artık acı çekmek istemiyordum hak etmemiştim ki bunları..
Senden sonra bu kalbim kimseyi almadı içeriye,güvenim yoktu kimseye.Öğrendim zamanla hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağını ve olgunlaştım zamanla.
Şimdi ben gidiyorum.Sense hergeçen gün biraz daha ölüyorsun ölmelisin aslında,sende çekmelisin benim çektiğimi.İşte o zaman anlayacaksın beni..
Neyse ki artık mutluyum,yeni bir başlangıç yaptım.Zamanla sevmeyide sevilmeyide öğrendim.
Hoşçakal Sevgili Hoşça kal !
Soğuktu odalar,karanlıktı aslında gündüzler.
Sen gideli çok olmuştu ama kalp yaraları hala bazen kanayabiliyordu.Sen yokken hayat duruyordu,ağlıyor ve özlüyordum en nihayetinde.Kimselere acımı söyleyemiyor kendi kendimi bitiriyordum.
Biten bitiyor giden gidiyordu işte.Yapacak hiçbirşey kalmıyordu ki kalsa artık sevgi yok oluyordu bende yavaştan.
Sen "Seviyorum" derdin ya işte ben orda biterdim.
Sen varken dünya biraz daha pemeydi,maviydi,kırmızıydı ve bütün renkler hep sendi.Ne zaman gittin işte ben o zaman siyahı sevdim.Çok ağladım çok özledim hatta çok bekledim.Bir çocuk gibi hiç sabredemedim.Yinede bekledim ama sen yine gelmedin.Zamanla siyah rengi bırakmak istedim ve bıraktımda.
Mutlu olmak,yine sevmek ve sevilmek istedim ama neden sonra çıkageldin ? Niye hayatımı zorlaştırdın,kafamı karıştırdın ? Gitmeliydin evet ya gitmeliydin çünkü artık acı çekmek istemiyordum hak etmemiştim ki bunları..
Senden sonra bu kalbim kimseyi almadı içeriye,güvenim yoktu kimseye.Öğrendim zamanla hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağını ve olgunlaştım zamanla.
Şimdi ben gidiyorum.Sense hergeçen gün biraz daha ölüyorsun ölmelisin aslında,sende çekmelisin benim çektiğimi.İşte o zaman anlayacaksın beni..
Neyse ki artık mutluyum,yeni bir başlangıç yaptım.Zamanla sevmeyide sevilmeyide öğrendim.
Hoşçakal Sevgili Hoşça kal !
28 Mayıs 2013 Salı
Herşey Bir Tesadüf Eseri
Kuzenimin bana bir kitap önermesiyle başlayan bu tesadüf..Bugün gerçeğe dönüştü.Hayatımın değişeceğine inanmak istedim aslında birazda.Okuduğum o kitapta geçmişimi tekrar yaşadım.Kimi zaman ağladım kimi zaman güldüm kimi zamanda kızdım.Bu böyle giderken yazarın ikinci kitabını okudum ve işte ozaman kendime geldim dedim ben neden yazdıklarımı bir blog açarak paylaşmayayım ki.Hem eğlenceli hem can sıkıntımı giderecek en güzel şeydi bu.Uzun bir çaba sonrasında sitemi kurdum ve şimdi burdayım.Hayatın sıkıcı yönlerini en hafife indirmek istediğimde kitap okur dış dünyadan ayrılır iç dünyama geçerim.Şimdi ise yazdıklarımla iç içe olacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



