2 Kasım 2013 Cumartesi

Hayal Kırıklıklarıyla Dolu Bir Yaşam

Öyle anlar olur ki insan ne yapacağını bilemez hatta yeri gelir mahvolur.Hayal kırıklıkları hüzünler kalp kırıklıkları aile sorunları dostluklar aşk oyunları gibi daha bir çok şey..
İşte bende son 2 haftadır bunu yaşıyorum hayal kırıklığı kalp kırıklığı hüzünler aile sorunları dostluk ve dahası.Mutlu değilim yorgunum huzursuzum...

Her şey yoluna giriyor sanırken aaaa bir bakıyorum ki aslında her şey tam aksine tepetaklak olmuş .Boş yere çabaladığımı anlamış oluyorum ve tabi ki az önce saydıklarım sırasıyla geliyor. İnsan kendi hayatını kendi yaratabilir kendi kararlarını kendi verebilir. Sonuç olarak 18 yaşını dolduran herkese verilmiş bir haktır bu !
Lakin bazen evde ki hesap çarşıya uymuyor. Sen çok istiyorsun belkide en büyük hayalini yaşamak istiyorsun ama biri çıkıp karşına dikiliyor bunu yapmana engel oluyor.
Mutluluk kelebek ömrü kadar bence.Bir bakıyorsun çok ama çok mutlusun hep böyle sürecek sanıyorsun ama aradan bir kaç saat geçiyor hooooppp ne olmuş senin surat yerlerde.Görüldüğü gibi kelebek bile daha uzun yaşıyor.
Neredeyse 14 15 gündür kötüyüm etrafıma rol yapmaktan bıktım çünkü.Anlasınlar istiyorum ama anlayamıyorlar çünkü onlar gülen yüzüme alışıklar anlam veremiyorlar. Sonuç olarak kardeşim dediğim insanlar sırt çevirdi resmen bana hiç sormadılar bile merak bile etmediler.Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki artık arkadaşlar birbirlerinin kusurunu bulmaya çalışıyorlar.Eskiden öyle miydi ? Huzur bulunurdu mutlu olunurdu vs.
Hayatın en kötü tarafı da kimsenin seni anlayamamasıdır.Sadece anlıyorlarmış gibi gözükürler ve bizlerde buna inanırız kendimizi öyle inandırmak isteriz aslında yoksa inandığımızdan değildir.Bu ailen dahi olsa böyledir.Öyle bir zaman gelir ki ailen bile seni başkalarıyla kıyaslar belkide öyle olmanı ister ama sen elinden gelen her şeyi yapmışsındır yine de yetememişsindir. Senin kırıldığını fark etmezler bile anlamazlar anlıyormuş gibi yapmaya devam ederler.Çünkü içindeki o anlamsız acıyı anlatamazsın canının aslında ne kadar çok yandığını nasıl anlatabilirsin ki anlatamazsın işte !! Hatta gidecek bir yerinin olmaması daha da kötüdür.
Ben huzuru mutluluğu ege de kaybettim İZMİR'de. Nasıl getirebilirim ben hayatımı mutluluğumu bilemiyorum.Çabalıyorum işte ama başaramıyorum. Bu yaşadıklarım ceza mı bana bilemiyorum.Kimse derdimi anlayamadığı için bloguma yazmayı tercih ettim.Belki bir gören olur da iki satırda olsa bir şeyler yazar diye.
Baştada dediğim gibi hayal kırıklığıyla başladı herşey teker teker devam etti.İnsanlara hep imrenerek bakardım çünkü benim hayallerimi yaşarlardı mutluydular gülüyorlardı.Asla beddua etmedim bugüne kadar bana çok yabancı birini gülerken gördüğümde bile hep güldürür Allah yüzünü diye dua ederdim hatta güzel bir çift gördüğümde umarım sevginiz sonsuz olur derdim.İşte ben bunları içten söylerken reva mı bu bana.Ben çok bir şeyler istemedim ki...
Umarım herkes hayallerine bir gün de olsa mutlaka kavuşur.